Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 2085 Sayılı Kararı
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin 2085 Sayılı Kararı
Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (PACE) Kararı 2085 (2016)
Onaylanma
26 Ocak 2016
İmzacılar
Lehine
– 98 Aleyhine
– 71 Tarafsız – 40
Amaç
Azerbaycan'ın ön bölgelerinde yaşayanların kasıtlı olarak sudan mahrum bırakılmasına yönelik tutum
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (PACE) 2085 Sayılı Kararı — AKPM tarafından 26 Ocak 2016'da Azerbaycan'ın ön cephe bölgelerinde yaşayanların kasıtlı olarak sudan mahrum bırakılmasına ilişkin bir karar.[1] Belge, uluslararası nehirlerin sularının kullanımına ilişkin 1966 Helsinki(en) ve 2004 Berlin Yönetmeliklerine(en) atıfta bulunarak, su kullanma hakkının önemini ve devletlerin bu hakkı sağlama yükümlülüğünü vurguluyor. Kararda ayrıca AGİT Minsk Grubu eşbaşkanlarının 20 Mayıs 2014 tarihli açıklamasına da yer veriliyor.
AKPM'nin 2085 sayılı Kararı, Ermenistan'ın işgal ettiği Azerbaycan topraklarında bulunan Serseng Baraj Gölü'nün mevcut durumunun yeni bir insani kriz yaratabileceği ihtimaline dikkat çekerek, Ermeni yetkililerden "su kaynaklarını siyasi nüfuz aracı veya bir baskı aracı olarak kullanmayı bırakmaları" çağrısında bulundu. Ayrıca belgede bahsedilen konuya ilişkin raporun hazırlanması sırasında Ermenistan Parlamentosu heyetinin ve diğer yetkililerin işbirliği yapmaması da Meclis tarafından şiddetle kınandı.[1]
Zemin
1980'lerin sonlarına doğru, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki çatışma hızla büyüyerek büyük çaplı bir savaşa dönüştü[2] ve Dağlık Karabağ ve çevresindeki yedi bölge, Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından işgal edildi.[3] Ermeni kuvvetlerinin ele geçirdiği stratejik öneme sahip birçok hedef vardı ve bunlardan biri Serseng Baraj Gölü olmuştur. Ayrıca, 1976-1977 yıllarında Heydar Aliyev'inAzerbaycan KP MK'nın birinci sekreteri olduğu dönemde Terter Nehri üzerinde 50 MW gücünde Serseng su elektrik santrali inşa edilmişti.[4] Bu, içme suyunun sağlanmasının yanı sıra Terter, Berde, Yevlah, Ağcabedi, Ağdam ve Goranboy bölgelerinin toplamda yaklaşık 120 bin hektarlık tarım alanlarının sulanmasını sağlamıştı.[5] Savaşın başlaması, Azerbaycan'ın en yüksek rakımdaki ve Karabağ'ın genel su kapasitesinin 575 milyon m³ olduğu en büyük su havzasına - Serseng Baraj Gölü'ne olan etkisini gösterdi.[6] Şubat 1993'ün başlarında Bakü radyosu, Serseng Baraj Gölü'nün güney kısmının Ermeni kuvvetlerinin kontrolü altına girdiğini duyurdu.[7] Ayın sonunda, barajın ve HES'in kontrolünü tamamen ele geçiren Ermeniler, bu operasyonu "eşsiz zafer" olarak nitelediler ve böylece Azerbaycanlılar için Terter-Kelbecer yolunu kapadılar.
Sonunda, 12 Mayıs 1994 tarihinde, AGİT Minsk Grubu'nun aracılığıyla Rusya'nın himayesiyle Dağlık Karabağ çatışmasında aateşkese varıldı.[8] Ancak Serseng Baraj Gölü'nün kaybı, Azerbaycan halkı için bir trajediye neden olur;[9] çünkü barajın yazda Ermeniler tarafından kapatılması ve sonbahar-kış aylarında hiçbir uyarı olmadan suyun büyük miktarlarda su sağlanması sonucu olarak özellikle Terter köylerinde kuraklığa ve yapay su baskınlarına neden olmuştur.[10] Diğer yandan, depoda düzenli teknik bakım çalışmalarının yapılmaması bölge sakinleri için ekolojik, insani ve güvenlik açısından sorunlara yol açar. Savaşın sonucu olarak zorunlu göç durumuna düşen nüfusun çoğunluğunun cephe hattı bölgelerine yerleşmesi, su talebini artırır.[11] Barajın yakınında bulunan ve "Valleh Group" şirketi tarafından işletilen bakır ve altın madenlerinin atıkları bertaraf edilmeden Serseng Baraj Gölü'ne salınması,[12] balık stoklarının tahrip edilmesine neden olur.[13] Su kimyasal kirliliği, bölge sakinleri arasında cilt ve mide-bağırsak hastalıklarının yayılmasına da yol açar.[14] Su deposunun kullanılamaması aynı zamanda Azerbaycan'ın yaşadığı bölgelerde toprak tuzlarının artmasına ve verimliliğin azalmasına neden olur.[15] Bununla birlikte, su deposunun yönetimi konusunda etkili müzakerelere ulaşılamamaktadır.
2013 Mayıs ayında, Azerbaycan'da Vatandaş Cemiyetinin Gelişimine Yardım Derneği (AVCİYA), dikkat çekmek amacıyla "Serseng SOS: İnsani Krizin Önlenmesi" projesinin uygulanmasına başladı.[16] 2014 yılında, 16-19 Mayıs tarihlerinde, bir grup AGİT Minsk Grubu temsilcisi çatışma bölgesine ziyaret gerçekleştirerek Serseng Baraj Gölü tesisi hakkında görüşmelerde bulundular.[17] Temsilciler, tarafların bölgenin refahı için bu su kaynaklarını ortak yönetmeye razı olacaklarına dair umutlarını ifade ettiler. Bu ziyaretin ardından aynı yılın Eylül ayında, Ermenistan'ın "ArmWaterProject Company Ltd." şirketi tarafından sahte DKC için su depolama tesisi inşa projesi sunuldu.[18] Son olarak, 2015 yılında AVCİYA Başkanı, milletvekili, Azerbaycan'ın AKPM'daki temsil heyeti üyesi olan Elhan Süleymanov, SSerseng Baraj Gölü tesisi meselesiyle ilgili bir karar tasarısının hazırlanmasını önerdi.[19]
Kararın tarihi
12 Aralık 2015 tarihinde AKPM'in Bosna-Hersek'i temsil eden milletvekili Militsa Markoviç, bir rapor sunarak karar tasarısının hazırlanmasıyla ilgili konuşma yaptı. Rapor, karar tasarısının metninde Ermenistan'ın onaylamadığı 1992 tarihli BM Su Anlaşması'na atıfta bulunulan bir istisna olarak dikkat çekiyor.[20]
Markoviç, raporu hazırlarken yalnızca iki kez resmi ziyaretlerde bulunduğunu ve her iki ziyaretin Aralık 2014 ve Ağustos 2015 tarihlerinde yalnızca Azerbaycan ile ilgili olduğunu belirtiyor. Raportörün ifadesine göre, Ermenistan temsilci heyetine hem resmi hem de kişisel başvurularına rağmen cevap verilmediği için Ermenistan'a bir ziyaret gerçekleşmedi.[20]
Rapor hazırlanırken uydu görüntülerinin incelenmesi sonucunda savaş sırasında sulama kanalının iki bölümüne ciddi zarar verildiği ve kanalın bu durumda kullanılmasının yaklaşık 400,000 kişi için ciddi bir tehdit oluşturduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca, savaşın ardından su deposunun yerine kitleler halinde artezyen kuyularının kullanılmasının içme suyu talebini tam olarak karşılamadığı bulunuyor. Markoviç'in sunumuna göre, kış aylarında kanallarda suyun bol olmasına rağmen, Serseng suyunun zararlı tuzlar ve ağır minerallerle kirlenmesi nedeniyle Azerbaycanlılar o dönemde artezyen ve kuyulardan gelen suları tercih ediyorlar; bu da ek masraflara neden oluyor ve daha da önemlisi, halk sağlığı için tehlikeli olabiliyor.[20]
Karar taslağına karşı konuşan Ermenistan temsilcisi, belgenin "tek taraflı olarak hazırlandığını" ve bundan derin endişe duyduklarını belirtti.[20] Ancak 26 Ocak 2016'da yapılan oylama sonucunda karar 98 kabul, 40 çekimser, 71 ret oyla kabul edildi.[16]
Karar metni
Karar metni 9 bölümden oluşmaktadır. II. Bölümde, suyun "stratejik öneme sahip bir servet" olduğunu belirten Meclis, masum vatandaşlara zarar vermek amacıyla kasıtlı olarak suyun kullanılmasının kabul edilemez olduğunu onaylar. III-IV. Bölümlerde, Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgalinin Aşağı Karabağ vadisinde yaşayan Azerbaycanlılar için "kasıtlı olarak yapay çevresel kriz durumu" yarattığı ve bu tür bir faaliyetin "çevresel saldırı" olarak kabul edilerek bir üye devletin diğerine karşı "düşmanca bir eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği" üzüntüyle belirtilir. Belgelerde başka bir tehlikeli faktör olarak depoların 20 yıldan fazla süredir onarılmaması gösterilir.
Mevcut durumun acil karakterini dikkate alan AKPM, sonraki adımlarda iki önemli talep sunar: Ermenistan Silahlı Kuvvetlerinin bölgeden derhal çekilmesi ve Ermenistan hükûmetinin su kaynaklarından yalnızca bir tarafın lehine kullanımını sona erdirmesi. Karara göre, birinci talebin yerine getirilmesi bağımsız mühendisler ve hidrologların katılımıyla yerinde bir inceleme yapılmasını, bölgedeki su havzalarının küresel düzeyde yönetilmesini ve bölgedeki sulama kanallarının, Serseng ve Sugovuşan barajlarının durumunun uluslararası denetime açılmasını mümkün kılabilir.
Son olarak Meclis "tüm paydaşları Serseng Baraj Gölü kaynaklarının ortak yönetiminde yakın işbirliği yapma çabalarını hızlandırmaya çağırıyor."
Sonraki olaylar
AGİT Minsk Grubu'nun eşbaşkanları, anlaşmazlığı çözmek için sonuç odaklı görüşmelerin önemini vurgulayarak, AKPM üyelerini grup mandasına zarar verebilecek adımlardan kaçınmaya çağırdılar.[21] Çözüm tasarısının henüz kabul edilmediği bir dönemde, Ermənistan hükûmeti belgeyi iletişim girişimi olarak değerlendiriyor ve uluslararası standartlara uygun olduğunu vurguluyor.[22] 2018 yılında, Ermənistan medyası, Serseng Baraj Gölü'ne yeni bir kanal inşa etmek için 100 milyon dolarlık yabancı yatırımın gelişini duyurdu.[23]ISESCO, bu adımı eleştiriyor ve ilgili eylemleri "Azerbaycan'ın doğal kaynaklarının yağmalanması" olarak değerlendiriyor.[24]
İkinci Karabağ Savaşı sırasında, 3 Ekim 2020'de Azerbaycan ordusu Sugovuşan su deposunu kurtarıyor.[25] Ancak bu su deposu, savaşı sona erdiren 9 Kasım 2020 tarihli üçlü ateşkes anlaşmasından sonra geçici olarak Rusya barış güçlerinin denetimine geçiyor. 2022 yazında gerçekleşen İntikam Operasyonu sonucunda Azerbaycan, Buzluk Dağı'nı geri alarak[26]Serseng Baraj Gölü'ne görsel denetim sağlama imkanına sahip oluyor.[27] Bu operasyondan birkaç hafta sonra,[28] 23 Ağustos'ta Azerbaycan Meliorasya ve Su İşleri Şirketi temsilcileri, Ermeni işgalcileri ile birlikte Serseng Baraj Gölü'nü ziyaret ederek su kaynaklarının yönetimini ve su deposunun alt havzasındaki bölgelere su sağlanmasının yeniden tesisini görüşüyorlar.[29] Görüşler yapıcı koşullarda gerçekleşse de, aynı yılın Aralık ayında Azerbaycan'ın "Ecofront" sivil toplum örgütü, Ermenistan tarafından Turağayçay'ın yukarı bölgelerinde 3 su regülatörünün kurulduğu ve sonucunda Sugovuşan Su Deposu'na doğrudan etki eden bu nehrin akışının Serseng'e yönlendirildiği ve Sugovuşan'daki su miktarının azaltıldığı hakkında bilgi yayınlıyor.[30]
Sonraki yıl, Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan bir bilgi notunda, işgal sırasında Ermenistan'ın izinsiz olarak en az 37 ek su elektrik santrali inşa ettiği belirtiliyor.[31] Buna dayanarak, Azerbaycan 2023 yılında Enerji Şartı Anlaşması'na göre Ermenistan'a karşı uluslararası tahkim sürecini başlatıyor.[32] Tahkim başvurusunda, 1991'den 2020'ye kadar olan yasa dışı işgal döneminde Azerbaycan'ın enerji kaynaklarını, özellikle de Serseng HES üzerindeki egemen haklarını ihlal ettiği iddia ediliyor ve bu nedenle Ermenistan'dan mali tazminat talep ediliyor.[33]
^Mekhtiyev, Aidyn (2 Şubat 1993). "Vspyshka Aktivnosti na Armyano-Azerbaidzhanskom Fronte". Nezavisimaya Gazeta (Moscow): 3.
^R. DeRouen, Karl; Heo, Uk (2007). Civil Wars of the World: Major Conflicts Since World War II. New York: ABC-CLIO. s. 156. ISBN1-85109-920-4.
^Felix Tsertisivadze. The Forgotten Genocide. Adegi Press. ISBN9780974185774.|erişim-tarihi= kullanmak için |url= gerekiyor (yardım)
^Mahir Humbatov. Threat to the World: Hydrological Crime and Ecological Genocide.|erişim-tarihi= kullanmak için |url= gerekiyor (yardım)
^Sarıer, Didem Ekinci (Ocak 2016). "Devletten Bireye Uzanan Diplomaside Türkiye ve Güney Kafkasya". Akıllı, Erman (Ed.). Türkiye’de ve Dünyada Dış Yardımlar. Nobel Akademik Yayıncılık. s. 296. ISBN978-605-320-317-9.
^abBakhshiyeva, Yegane (2019). "Threats and Provocations Originating from The Republic of Armenia towards The Water Resources of The Republic of Azerbaijan". Review of Armenian Studies (40): 113-131.
^"Azerbaijani President: Azerbaijani Army raised Azerbaijani flag in Madagiz". APA.az (İngilizce). 3 Ekim 2020. 28 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2020. Azerbaijani Army has today raised the Azerbaijani flag in Madagiz. Madagiz is ours. Karabakh is Azerbaijan!, Azerbaijani President Ilham Aliyev posted on Twitter, APA reports.